« Önceki |

2/8/2007

Homoseksüellik

Psikolojik açıdan bakıldığında, insan denen yaratığı dişi veya erkek diye ayırmak pek kolay değildir. Çünkü erkeksi kadınlar da, kadınsı erkekler de vardır. Fakat bu tip erkek ve kadınların mutlaka homoseksüel olmaları gerekmez; bunda daha başka, daha önemli etkenler rol oynar.

Erginlik çağından birkaç yıl sonra görülebilen genç kızların ve delikanlıların kendi cinsleriyle kurdukları yakın ilişkiler, genellikle ciddi birer sorun değildir. Çünkü bu ilişkiler heteroseksüel (karşı cinse duyulan cinsel ilgi) sevgiye bir geçiş devresidir. Bu ilişkilere bazen geçici homoseksüellik de denir. Fakat bu, bilimsel şekilde kanıtlanan gerçek homoseksüellikten farklıdır.

Geçici homoseksüellik erkeklerden çok kadınlarda görülür. Oysa ki gerçek homoseksüellik veya sapıkça bedensel sevgi daha çok erkeklere özgü bir durumdur. Kinsey, homoseksüelliğin erkeklerde, kadınlara oranla üç kat daha fazla görüldüğünü söylemektedir. Homoseksüelliğin Japonya'da eski bir tarihi vardır; fakat milletlerin homoseksüelliği ile ilgili kesin istatistikler olmadığı için, bunun İngiltere ve Amerika'ya oranla Japonya'da daha az yaygın olduğu, ama gitgide burada da yayıldığı düşünülmektedir.

Bazı homoseksüeller karşı cinse hiç ilgi duymazlar, bazıları ise bir dereceye kadar karşı cinse yaklaşabilirler. Bir kısmı cinsel ilişkilerde kendi cinslerinin gerektirdiği gibi davranırlar, bir kısmı ise karşı cinsin rolünü üzerlerine alırlar. Homoseksüel ilişkilerin çeşitleri, erkekte ve kadında farklıdır. Erkek homoseksüeller tarafından en fazla yeğ tutulan yöntem, penisin anüse sokulmasıdır. Başka homoseksüel teknikler arasında cinsel organların ağız ve elle uyarılmaları, normal kadın ve erkek arasında uygulanan teknikler vardır.

Penis-anüs birleşiminde gönüllü olarak kadının rolünü üzerine alan erkek, kendisini bir erkek saysa bile, psikolojik açıdan bir kadının yapısına sahiptir. Böyle bir homoseksüel erkek, kadınları bile kıskanabilir.

Cinsel organlarını birleştirmeyen kadınlarda, cinsel ilişkiler, öpüşmeler ve basit vücut temaslarına bağlı kalır. Fakat uzun deneylerden sonra, cinsel organların ve göğüslerin ağız ve parmak uyarmaları hoşa gider. Kadınlar arasındaki cinsel ilişkiler pettingi andırır.

Bu konudaki savların aksine, ender durumlarda erkeklik organının yerini tutan bir alete başvurulur. Psikolojik açıdan kadın homoseksüellerden biri erkeğin, öteki ise kadının rolünü üzerine alır. Fakat fizyolojik açıdan her ikisinin de davranışları aynıdır. Onun için kadınlarda gerçek aşırı anormallikler daha enderdir. Erkeklerde ise çok fazladır.

Bu ve başka nedenlerden dolayı bazı ülkelerde homoseksüellik lanetlenmiştir ve erkekler arasındaki sapık ilişkiler, ağır şekilde cezalandırılmaktadır. Buna karşılık kadınlar arasındaki homoseksüellik daha çok hoşgörüyle karşılanmaktadır. Kadın homoseksüellere, Yunanlı kadın şair Sappho'nun vatanı olan Lesbos Adasfna gönderme yapılarak "Lesbien" de denir.

İstediği kadar cinsel yaşam günümüzde sadece üremek amacını gütmesin, sağlıklı bir evliliğin gereklerinin yerine getirilmesi şarttır. Çoğunlukla erkek olan eski filozoflar, kendi cinsleri ile ilişki kurmaktan gurur duyarlardı. Bunlar kendi cinslerini kadınlardan daha yüksek gördükleri için, homoseksüel ilişkileri olumlu karşılarlardı.

Eğer gerçekten buna inanmışlarsa, saçma bir şeyi ileri sürmüşlerdir. Bunlar belki yukarda sayılan nedenlerden, homoseksüel sevgiyi aramışlar ve onu kibar bir kılıfa sokmak için kaypak sözlerle güzelleştirmişlerdir.

Erkekler ve kadınlar homoseksüel sevgiyi şu nedenlerle yeğ tutar:

1. Karşı cinsle temas, bazı özel durumlar yüzünden ya çok zordur ya da olanaksızdır.
2. Karşı cinsi elde etmek alanında, kendine güvensizlik.
3. Karşı cinsle normal cinsel yaşam ve zevk almak, denemesinde başarısızlık.
4. Hemcinsinin erojen bölgelerinin en hassas noktalarını bilmek ve hemcinsine, karşı cinsten daha çok zevk verebilmek.
5. Anormal merak ve duygular.
6. Uzun süren ruhsal homoseksüelliğin sonucu. (Eskiden gebelik korkusu olmadan tam anlamıyla zevk alabilmek nedeniyle de homoseksüelliğe başvurulmuştur.)

Başka nedenleri incelemeden, mutlaka homoseksüel ilişkilerde direten ve karşı cinse hiç ilgi göstermeyen kimselerin, zayıf insanlar oldukları söylenebilir. Hemen bütün biseksüel (karşı cinse de yakınlık gösteren homoseksüeller) kişiler, cinsel zevki ararlar ve geçmiş deneyler ve bağlantılardan kendilerini kurtaramazlar. Çünkü zayıf bir karakterleri vardır.

Geçici bir homoseksüellik devresi sürdüren bütün gençler mutlaka burada kalmazlar. Eğer sağlıklı bir evlilik yaşamını ararlarsa, anormal bağlantılarını, ruhsal disiplin ile olanaklı olduğu kadar çabuk koparmaya çalışırlar. Kendi kabuklarına çekildikleri ve çaba göstermedikleri takdirde, hiç bir zaman bu sorunu çözebilmek için bir çıkar yol bulamazlar.

2/8/2007

Gözle Uyarılma

Genellikle erkek, bakarak kadından daha fazla uyarılabilir. Erkek, kadının vücudunu görmeyi arzular. Kadın, inatla cinsel ilişki sırasında ışığı söndürmek isterse, erkek bundan hoşnut kalmaz, hatta bir süre sonra sadece kendi zevkini düşünür, arzuları ise gitgide azalır. Hiç kuşkusuz ki kadın tatmin olduğunu karanlıkta kıvranarak belli edebilir. Hafif hafif inleyerek içini çekebilir, fakat erkek bu yanıtla yetinmez, hoşnut kalmaz. O, eşini görmek ister, gözleri eşinin kendisini nasıl kabul ettiğini ve ihtiraslarına nasıl karşılık verdiğini kanıtlamalıdır.

Yatak odası yeterince aydınlık olmalı, fakat erkek istese bile ışık çok kuvvetli olmamalıdır. Bu kez kadın utanç perdesinin ardına gizlenmekte direnmelidir. En iyisi mum ışığıdır.

Erkek ne kadar diretirse diretsin, kadın çok kuvvetli ışıkta cinsel organlarını kocasının gözleri önüne sermemelidir, özellikle çocuk doğurduktan sonra. Cinsel deneyleri az kadınların, cinsel organlarında birikmiş bir pigment vardır. Bu, karşı cinse kötü görünebilir. Uzun cinsel bağlılık yıllarından, özellikle doğumlardan sonra, vagina ağzındaki pigment renk değiştirir ve göze hoş görünmeyebilir. Hassas bir kadın, kocasına parmaklarıyla kendisini tatmin etmesi için izin verebilir. Kocasının düşüncelerinde canlandırdığı güzel tablonun devam etmesine dikkat etmelidir.

Gözle uyarılma, ışıklandırma sorununa bağlı değildir; bunda giyim ve yatak odasının döşenişi de rol oynar. Kadının iyi giyinmek konusundaki ilgisi, evlendikten sonra geçmemelidir. Birçok durumda evli kadın, kocası için değil, bir üçüncü kişi için güzelleşmeye çalışır. Bu eğilim özellikle zengin kadınlarda görülür. Kadın şehre indiği zaman güzelleşince, erkek bundan hoşlanır.

Fakat eşi eve 'döndüğü zaman erkeğin düşleri zedelenir. Kadın güzel giysisini çıkarır, makyajını siler ve yeniden ev kadını olur. Fakat kadın, kocasının kendisini hiç değilse bir süre güzel giysileri içinde görmeyi istediğini, ondan sonra ev işlerine girişmesi gerektiğini bilmelidir. Evlendikten altı ay veya bir yıl sonra kadın, kocası için güzel giyinmek çabasını bırakır.

Oysa ki, gizliden gizliye bunun için bir kenarda para biriktirmesi gerekse bile, bu çabasını sürdürmelidir. Erkek, eşinin gizlice para biriktirmesini hoş karşılayacaktır, çünkü önemli şartlardan biri olduğunu bilmektedir. Erkek, gündelik işinden döndüğü anda cinsel uyarılma başlar.

Birçok kadın, kocalarıyla çıplak yattıkları zaman, kusursuz şekilde uyarılacaklarını umar. Erkekler striptiz ve çıplak kadın resimlerinden hoşlanır. Çıplak kadın seyretmek de hoşlarına gider, fakat bu, kadının kendiliğinden soyunması gerektiği anlamına gelmez. Kadın bunu isterse kendiliğinden denesin, fakat edineceği deney, yukarda belirtilen görüşü doğrulayacaktır. Kadın bir kez kocasının pijama ceketini giyip, yatağa girmeli ve nasıl bir uyarma yarattığına bakmalıdır.

2/8/2007

Erkek Organının Kıskanılması

Psikoanalizciler, kadının çeşitli karakter özelliklerini, kadının erkeklik organlarına karşı duydukları kıskançlıkla bağdaştırmaktadır. Bunlar çok fazla belirgin duruma geldiğinde, kadının cinsel soğukluğunun nedenini bu kıskançlıkta bulmaktadırlar. Çoğu kez ortalama kadının az veya çok, erkeğin cinsel organına karşı kıskançlık duyguları beslediği görülmektedir. Bazıları ise erkeği penisi yüzünden kıskanır. Çünkü penisin cinsel ilişkide daha büyük avantajları vardır.

İşte nedenler bunlardır:

Birincisi bızırın karşılığı olan penis çok daha büyüktür ve uyarılma için büyük önemi olan, çok daha fazla erojen bölgeye sahiptir. Kadının kıskançlığı, bızırın bütün kadın cinsel organları içinde, duyulara karşı en duyarlı oluşu gerçeğine dayanır.

İkincisi, penisin sertleşmesinin cinsel birleşim için gerekli temel koşul olmasıdır.

Üçüncüsü, erkeğin boşalması ve bununla ilgili refleks hareketlerinin kendi orgazmından çok daha fazla zevk verici bir şey olduğuna inanmasıdır. Birçok kadının cinsel organları birleşmiş durumda cinsel birleşim sırasında hareketsiz kalmaları ve eşlerinin boşalmasından sonra orgazma ulaştıklarında, kocalarının penislerini olanaklı olduğu kadar uzun zaman içlerinde tutmakta direnmeleri işte bundandır. Daha deneyimli kadınlar, bu bilinçaltı isteklerini leğen kaslarını ustaca hareket ettirmekle tatmin eder. Böylece penisin kısa zamanda küçülmesini önlerler ve onu içlerinde tutarlar.

Kendi orgazmından sonra çabucak kadından ayrılmayı isteyen erkekler, kadın psikolojisini acınacak kadar az bildiğini göstermiş olur.

Blogcu ile yapıldı

Online TV İzleyin Turkish TV