« Önceki |

2/8/2007

Cinsel İsteksizlik

İsteksizliğin cinselliği tamamen etkilemesi nadirdir. Daha sık olarak cinsel istekte azalma olur. İsteksizlik belli bir eşe veya sevişme şekline olur. Sevişmeden kaçınma, özellikle diğer eşin arzu ve talepleri olduğunda çoğalır. Kadınlarda daha çok pasif direnme ve iğrenme görülürken, erkeklerde başarısızlık korkusu nedeniyle cinselliğe uzak durma daha çoktur.

Klinik başvurularda cinsel isteksizlik, kadınlarda erkeklerden daha fazladır. Genellikle çiftler arasındaki sorunları yansıtır. Bazı kadınların kendiliğinden cinselliğe ilgileri yoktur fakat eşlerinin yaklaşımına fizyolojik bile olsa yanıt verir, uyarılır ve orgazm olurlar. Kadınlarda aşk cinsel isteği artıran bir etkendir.

Erkekte sertleşme güçlüğü, penisteki ereksiyon süre ve gücünün, cinsel ilişki için yeterli olmaması halidir. Çoğu erkekte işlev bozukluğu daha çok cinsel birleşme sırasında ortaya çıkar, mastürbasyon veya ön sevişme sırasında sertleşme zorluğu daha azdır.
Sertleşme tepkisi psikolojik etkenlere çok duyarlıdır. Özellikle, endişe, fiziksel hastalıklar, ilaçların yan etkisi ve alkol önemli etkenlerdir. Bazı erkekler sönük bir penisle de boşalırlar. Bunlar zayıf hissedilen orgazmlardır ve doyurucu değildir

2/8/2007

Kendini Beğenme ve Nefret

Güzel kadınlar, mutluluklarının yarısına peşinen sahiptir; fakat sadece güzel oldukları için öteki yarıyı ellerinden kaçırır. Özellikle çok güzel kadınların çoğu kez mutsuz oluşu, kaderin bir cilvesidir.

Güzel fakat soğuk kadınlar vardır. Böyle kadınların cinsel bakımdan az gelişmiş olmaları gerekli değildir. Oysa ki genellikle bunun tersi sanılır. Hiç kuşkusuz ki, böyleleri, öteki kadınların çoğundan daha güzeldirler, fakat bu güzellik başka etkenleri unutturacak kadar değildir. Bu tip kadınlar, kendilerinin bütün hemcinslerinden daha üstün olduklarına inanır, hiç değilse bunu umar.

Güzellik kavramı gitgide genişlediği ve kadın güzelliği bir çok kategoriye ayrıldığı için, güzelliğin ne olduğu sorunu gitgide daha zor yanıtlandırılabilmektedir. Yüz güzelliğinin yerini akıl, dengeli yüz hatları, kişilik vs. alabilir. Birçok erkek sadece vücut güzelliğine önem verir, böyleleri için yüz güzelliği önemsizdir.

Birtakım güzel kadınlar, sürekli kendilerine iltifat edilmesini, çevrelerinin hayranlığını uyandırmayı ve olanaklı olduğu kadar çok erkeğin gönlünü fethetmeyi ister. Bu amaçlarına ulaşmak için her türlü yola başvururlar. Böyle bir kadın, "seni seviyorum", derse, bu, erkeğin ona karşı gösterdiği hayranlığı sevdiği anlamına gelir, erkeğin kendisini değil. Kadın erkekle evlenebilir, fakat bunu toplumsal nedenlerle yapar. Erkek, kadının kendisini ona tamamıyla verip vermediğinden emin değildir. Kadın cinsel yaşamın, güzelliği üzerinde kötü etki yapabileceğini düşünür, hatta kendisinin bu iş için çok fazla değerli olduğunu düşünebilir.

Böyle bir kadını, cinsel soğukluk korkutmaz. Fakat erkek hayal kırıklığına uğrar, evlilik çoğu kez boşanmayla son bulur. Kadın, erkeğin arzularına boyun eğse bile, bunu görev duygusuyla yapar, eşine sadece vücudunu ödünç olarak verir.

Erkek ne kadar uğraşırsa uğraşsın, eşinde zevk duygusu uyandıramaz. Bu sırada kadın birleşmenin bir an önce sona ermesini dört gözle bekler. İçi kuşkuyla doludur; öpüşmek, dudaklarında ve vücudunda iz bırakacaktır. Ertesi gün görünüşü nasıl olacaktır, acaba vücudu çirkinleşecek midir? Bu davranış doğaldır ki erkek'e, eğer çok vurdumduymaz değilse, birtakım nevrozlar oluşturacaktır.

Kadın, bu soğukluğu üzerine kafa yormazsa, durumu umutsuz demektir. Fakat tipik kendini beğenmiş kadınların dışında, bir dereceye kadar kendilerini beğenen kadınlar da vardır; bunlar cinsel soğukluklarının nedeni üzerinde kafa yorar ve buna çıkar yol arar. Böyleler!, kocalarına ortalama kadınlar gibi bağlıdır ve cinsel yaşama karşı ilgileri normaldir.

Fakat kendini beğenmişliklerini kocalarıyla tatmin etmek isterler. Bu noktayı daha iyi aydınlatacak bir örneği buraya alıyoruz: Bayan T., evliliğinin ikinci senesi içindeydi. Cinsel bakımdan soğuk olduğuna inanıyordu. Bana tedavi olmak için başvurmuştu. Kadının jinekolojik bakımdan normal olduğu teşhis edilmişti. Birkaç gün sonra ben, bay ve bayan T. ile görüştüm. Şunları öğrendim: Birçok Japon, evlilikleri aile tarafından planlanmasına karşın, bunlar sevişerek evlenmişti.

Bayan T. güzeldi. Özellikle çekici bir vücuda sahipti. Bu çekiciliği ona gurur veriyordu, fakat başka tipik, kendi kendisine hayran kadınlar gibi, gururunu tatmin etmek için erkeklerin ilgisini çekmeye çalışmıyordu. Dışardan bakıldığı zaman bütün kadınlık erdemlerine sahipti.

Birkaç hafta sonra orgazm olabiliyordu, evlilikte mutluluğu bulmuştu. Her ikisi de birbirlerini delicesine sevdikleri için, cinsel yaşamda birlikte ilerleme gösterdiler. Bir gece kadın yatak odasının loş ışığında, usta bir heykeltraşın elinden çıkmış enfes bir heykel gibi, çırılçıplak durdu ve kocasının banyodan çıkmasını bekledi.

Çeşitli kereler kocası onu çıplak görmeyi arzulamıştı, fakat onun alçakgönüllülüğü, eşine kendisini çıplak olarak göstermesine izin vermiyordu. Banyo, yatak odasından birkaç adım uzaktaydı. Balayı yolculuğunda bile bay T. eşini çıplak görmek olanağını elde edememişti. Bay T., yatak odasına girdiği zaman mutluluktan adeta uçuyordu. Bayan T., bana şöyle anlattı: "Kocamın vücuduma baktığı anda, gözlerindeki parıltı gibi bir hayranlık ifadesini, o zamana kadar görmemiştim."

Bayan T.'nin mutluluğu o güne kadarkinden çok daha fazlaydı. Bu olay, ona eşini nasıl uyarabileceğini öğretmiş ve kendi vücuduna güvenmeye başlamıştı. Bir süre bay T., yeni keşfinin zevkini çıkardı, fakat bu yaşantı çok sürmeyecek kadar güzeldi. Derken eşinin vücuduna o kadar hayranlık duymamaya başladı. Günün birinde karısına şöyle dedi: "Yeter artık!" bir zamanların hayranlık dolu gözleri yavaş yavaş yorulmuştu. Bir yandan da hayal kırıklığı artıyordu.

Kadın ise, vücudunun çekiciliğini yitirdiğini düşünemiyordu; çünkü o zamana kadar hiç gebe kalmamıştı. Geceleri kocasının gözlerinin parladığını her görüşünde, onun kendi vücudunun çekiciliğine karşı duyduğu güveni artırmıştı. Vücudunu kocası artık her gün övmekten vazgeçince, hayal kırıklığına uğradı. "Yeter artık" sözündeki hakaret ise bayan T.'nin dayanma sınırını aştı.

Genç kadının aklı fikri eşinin hayranlığını yeniden ne şekilde kazanabileceği konusundaydı. Bay T., zaman zaman övgü sözleri kullansa bile eşi bunları boş nezaket cümleleri şeklinde yorumluyordu. Bayan T.'nin kocasına karşı sevgisi azalmamıştı, fakat kocasının ona olan sevgisinde azalma olduğu düşüncesi içini kemiriyordu. Çünkü artık kocası ona hayran gözlerle bakmıyordu.

Bu olay bazı sorunları kapsamaktadır. Belirli bir uyarmaya alışmanın doğurduğu aptalca duyarlılık. Fakat yukarda belirtilen gerçekler, kadının kendisini beğenmesiyle yakından ilgilidir. Bu beğenme ise onun evliliğinde oluşmuştur.

Böylece cinsel bakımdan tamamıyla normal bir kadın, cinsel soğukluğa yakalanmıştır. Fakat kocasını gerçekten sevdiği için, birlikte orgazm oluyormuş gibi davranmıştır.

Benzer durumlarda her ne kadar bazı kadınlar tam anlamıyla cinsel bakımdan soğuk duruma gelmese de, birtakım şeylerin eksikliğini çektikleri için tatmin olmaz.

Cinsel soğukluk kendi kendisinden nefret etmekle de oluşabilir; bunun için, bu gibi kadınların çirkin olması gerekmez. Görünüşlerinden hoşnut olmayan kadınlar, mutsuzdur. Birçok mutsuz kadın, kendilerini erkeklerin beğenmediğine inanır. En mutsuzu ise, kendileriyle bu düşünceyi paylaşan bir erkekle evli olan kadınlardır.

Kendinden nefret etmek sonucu ortaya çıkan cinsel soğukluğun, pek güzel olmayan kadınlardan çok, güzel kadınlarda görülüşü garip karşılanabilir. Aslında çirkin kadınları güzelleştirmek için uygulanan plastik ameliyatlar, genellikle güzel olan, fakat daha çok güzelleşmeyi isteyen kadınlar tarafından arzulanmaktadır.

Bu çeşit cinsel soğukluğun kurbanı olan ya çok büyük ya çok küçük ya da sarkık göğüslerden yakınan kadınlardır. Bazıları ise küçük dudaklarının büyüklüğünden, sol ve sağ dudağın eşit boyutlarda olmayışından, bızırın ve öteki cinsel organların büyüklüğünden yakınır. Tüylerini ya çok az ya da çok fazla bulur ve bundan üzüntü duyarlar. Birçoğu gözlerinden hoşnut değildir. Daha önceden tedavi ettiğim bir hasta ise kendi karakterinden nefret ettiği için cinsel bakımdan soğuklaşmıştı.

Birçok durumda kadının kendi kendisinden nefret edişinin nedeni, eşinin zayıf yönlerini eleştiren ve bunlarla alay eden düşüncesiz kocalardır. Vücutlarında eksiklik oluşundan evhamlanan kadınlardaki cinsel soğukluğun, kendini beğenen kadınlardaki cinsel soğukluk ile ortak yönleri vardır.

Kadınların, kaçınılmaz şekilde, yılların geçmesiyle vücutlarının çekiciliğinin azalacağını öğrenmeleri gerekir. Cinsel çekicilik, erkeği ne kadar kusursuz etkilerse etkilesin, uzun bir evlilikte etkisinden yitirecektir. Cinsel uyarıların bol keseden harcanması, erkeği yorar. En değerli mücevher bile, her gün gözönünde durduğunda değerinden, çekiciliğinden yitirir. Mücevher iyi saklanmalı, yalnızca zaman zaman seyredilip hayranlık duyulmalıdır.

Kadının sadece vücut avantajlarına güvenerek sevdiği erkeğin gönlünü kuşatmaya çalışması, büyük bir yanlıştır. Erkeğin sevgisi, vücut güzelliği kadar ruh ve kalp güzelliği ile de kazanılmalıdır. Cinsel çekicilik evlilik yaşamını sürdürmek için gereklidir. Fakat yalnız buna güvenmek yanlıştır.

Aksi durumda akılsızlık edilmiş olur, zira vücut güzelliğini göstermeye meraklı olan kadın, kısa zaman sonra bunun çekiciliğini yitirdiğini üzülerek ayırdedecektir. Kadın ne şekilde çekici olduğunu bilmelidir, fakat çekiciliğini bol keseden harcamamalıdır.

Öte yandan, kadın zayıf taraflarını gizlemeli, kuvvetli olduğu yönlerini ortaya koymalıdır. Vücut avantajlarının artık geçerli olmadığını anlayan kadın büyük üzüntüye kapılır. Fakat kendisini beğenmekle, kadın daha büyük üzüntülerle karşı karşıya kalabilir. Bir güzellik yarışmasını kazanmak hırsında olan veya tersine aşağılık komplekslerine kapılmış kadınlar özellikle dikkatli olmalıdır.

Vücut güzelliği evlilik yaşamında sonsuzluğa kadar sürüp gitmeyeceği, eninde sonunda solmaya mahkum olduğu için, kişilik de yok olur, üzüntü daha da artar. Evlilikte erkeğin manevi sevgisi azalırsa, bunun sorumluluğu, çoğunlukla kadındadır.

Zira kadın kendi vücut güzelliğine çok fazla güvenmiş, erkeğin sevgisini kazanmak için çaba göstermeyi savsaklamıştır. Nasıl sevilmek istediğini gayet iyi bilmiş, fakat kendisi sevgisini verememiştir. Bunun belki de ayırdına varmıştır, fakat sevmek ve bütün kalbiyle sevilmenin, karşılıklı bedeni sevgi değiş-tokuşu kadar cinsel yaşamda önemi olduğunu anlayamamıştır

2/8/2007

Kadında Utangaçlık

Utanç duygusu olmayan kadınlar, bir erkek için çekici değildir. Fakat aşırı utangaçlık çoğu kez zorluk doğurur.

Çoğu zaman erkek, eşinin bir fahişe gibi davranmasını arzular. Cinsel yaşamda kadının utanç duygusu hiç bir zaman tamamıyla yok olmamalıdır.

Hiç bir şey erkekte, utanç duygularını tamamıyla yitirmiş eş kadar hayal kırıklığı yaratmaz.

Utanç, bir kadın içgüdüsü değildir. Bu, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, eğitim yoluyla elde edilen bir özelliktir. Çoğu kez bu bir reflekstir, bazen de isteyerek yaratılır. İrade dışı utanç duygusu, kadının çekiciliğini artırır. Buna karşılık belirli şekilde açığa vurulan çekingenlik yalnızca kadının çekiciliğini azaltmakla kalmaz, erkeğin keyfini de kaçırır ve onu eşinden soğutur.

Bazı «kadınlar, nasıl davranacaklarını bilemez; bunlar ne utanç duygusunu tamamıyla unutmalı, ne de bunu fazla abartmalıdır. Aksi durumda cinsel bakımdan soğuklaşırlar.

'Fakat kadın cinsel yaşamda utanç duygusunu nasıl kontrol altında tutmalıdır? Erkek evliliğinin ilk günlerinde ihtiraslarıyla kadının utanç duygusunu gidermeye çalışırsa, kadın nasıl davranmalıdır? Aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir.

1. Hiç bir kadın cinsel birleşime katılmamazlık etmemelidir. Utancını yatıştırıp, sadece cinsel yaşamı güzelleştirmek için gerekli olan kadarını saklamalıdır. Erkek, vücudunu çıplak olarak gördüğü zaman kadın büyük utanç duyabilir. Fakat utanmakta direttiği takdirde, kadın hiç bir zaman zevk duyamayacaktır.

Okşamalarla ne kadar uyarılırsa uyarılsın, uyarıldığını duyumsadığı anda, tutuklaşacaktır. Kompleksler ne kadar artarsa, erkeğin okşamaları karşısında duyduğu zevk de o kadar azalacaktır. Sonuç olarak, cinsel yaşamdan aldığı zevk, duyduğu utanç duygusu oranında hafifleyecektir.

2. Kadın, çekingenliği doğal yoldan nasıl açığa vurmalıdır? Bu, cinsel ilişkiden önce ve sonraki aşk oyunları için önemlidir. Kısa süre, konuşmadan, sessiz durmak; reddediş ifadesi olmayan, tatlı çekingenlik sözleri; hafif utanç; sırt dönmek; yüzün yana çevrilmesi; çekingen, fakat olumlu okşama, bütün bunlar cinsel birleşim sırasında utanç belirtileridir ve eş ile birlikte orgazma ulaşmaya yardımcı olurlar.

3. Ara sıra kadın, bütün utanç duygularını bir yana atmalı ve yönetici rolü üzerine almalıdır; erkeği uyarmalı onu baştan itibaren yönetmelidir. Bu, uzun evlilik yıllarından sonra bir değişiklik yaratmak için önerilir.

4. Çekingen ve ihtiraslı okşamalar, utanarak vazgeçme arzusunu ifade eden sözler ve tutuk tutuk aktif olma çabası, birleşim öncesi aşk oyunları konusunda önerilir. Özellikle kadın eşinin cinsel arzularını kamçılamayı istiyorsa, böyle davranmalıdır.

Bu incelemelerden kadının büyük ruhsal yükün altına girmesi gerektiğini çıkarmak olanaklıdır. Fakat kadınların büyük bir kısmında belirli bir utanç duygusu vardır; ama bunu uzun evlilik yılları içinde kolaylıkla yitirebilirler. Aslında kadın için, her cinsel birleşimden önce ve sonra, kızlık günlerini anımsamak zor bir şey değildir. Eğer kadın böyle davranırsa, sevdiği erkeğin gözünde çekiciliğini yitirmez, erkek de ondan hiç bir zaman bıkmaz.

Eşini sadece ilk günlerde utangaç bulan erkek, kısa zaman sonra onun şehvetli bir kadın olduğunu ayırdeder. Bir yıl geçince bir koca eşiyle başa çıkamadığını açığa vurur. Az sonra da eşinin kendisini çok fazla yorduğundan yakınır. Bu, evlilik sırasında duygularının artışını utanç duygusu ile dengeli duruma getirmeyen kadının tipik değişimidir.

Fakat bir nokta hiç bir zaman unutulmamalıdır: Utanç duygusu ile nazlanmak veya aşırı kibar görünmek arasındaki ayrımdır bu nokta. Utanç ve nazlanmanın aynı psikolojik temelleri olabilir, fakat nazlanmak cinsel yaşamda mutluluğu hiç getirmez. Sadece erkeğin eşini reddetmesi için ona cesaret verir, hiç bir şekilde onun arzularını kamçılamaz. Hele uzun bir evlilikte erkek, eşinden bu nedenle tamamıyla soğur. Bilinçli olarak nazlanmak, sürekli cinsel soğukluğa bile götürebilir

Blogcu ile yapıldı

Online TV İzleyin Turkish TV